23 Haziran 2009 Salı

//msnde tavla bu kadar olur!

Tavlanın sadece şans oyunu olmadığını yıllardır savunurum. En son tahtada oynanan oyunlarla ilgili bir sunum hazırlarken yaptığım araştırmalarda, dünya oyun literatürlerinde de tavlanın şans ve stratejiyi birleştiren bir oyun olarak geçtiğini görünce sevinmiştim. Tasdiklenmenin haklı gururu içerisindeydim. Ve tavlada kaybeden insanların klasik avuntularından: "Şans oyunu işte, ben ne yapayım, gelmedi." nidalarına hiç bir zaman bulaşmamış bir insan olarak, bunu söyleyenlere karşı da kullanabileceğim bir koz bulmuştum.Ama bu gece, az önce, ilk kez "Şans oyunu işte, gelmedi, ne yapayım" diyesim geldi. Nedeni de sevgili msnin tavla oyunu eklentisinden başka şey değildir! Zaten uyduruk uygulama eklentisinin bir çok da saçma yönü var.
Efendim bir oyun kuruyorsunuz, çeşitli pul kombinasyonlarına göre puanlama vs. yapıyorsunuz, bu puanlamaya göre de zar kombinasyonları türetiyorsunuz, pek güzel, ama öncelikle oyunun alınacağı belliyken boşu boşuna iki tarafa da zar attırıp, oyun oynatarak işkence ediyorsunuz! Hadi diyelim oyunun sonu geldiği için bu çok da önemsenecek bir durum değil, peki neden "okullar tatil" iken ve bu program bunu algılayabiliyorken, illa inatla, karşı tarafa zar attırıp her zarın ardından "we are sorry" diyorsunuz! Yemeyin bizi arkadaşım, "sorry" felan değilsiniz siz, bildiğin psikolojik yıldırma operasyonu yapmışsınız insana! Buna da bir nebze tahammül edebilirim; neticede msnin kasılmaması için ne kadar az komplikasyon olursa programda, o kadar iyi olur diyip çaldığınız minareye kılıf dikebilirim. Ama, ama kimse bana "tavla kapanmadıkça kazanan oyuna başlar" kuralının bu uyduruk uygulama eklentisinde işlememesini açıklayamaz, ikna olmam.
Gerçi bir açıdan bakınca kimsenin bana zaten böyle bir şeyi açıklama gayretine gireceğini de sanmam. Bu cümlelerimi oyunu son dakikaya kadar kazanacakken, gelmemesi gereken tek zar geldiği için kaybetmiş bir insan olarak kuruyorum, evet! Hıncım var, kin güdüyorum, evet! Ama yalan yanlış yere çamur da atmıyorum. Adam gibi yapsalar şu programı da biz de oynarken keyif alsak, oynadığımız şeyin tavla olduğunun farkına varsak, kurallar ne çıkarsa bahtımıza şeklinde olmasa; bahtımız bir programın ellerinde olmasa! "Kumarda kaybeden aşkta kazanır" züğürt tesellilerine başvurmak zorunda kalmasak!
Şansıma gelince de; tüküreyim içine! Ne şansı? Şans mı var-mış? Şans var mıy-mış?
Yapılabilecek her şeyi yaptıktan sonra sabretmeye ne deniyordu? Tedbir sizden, tevekkül allahtan; tedbir benden, tevekkülü msn e bıraktık...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder