17 Ocak 2010 Pazar

Bir Duygu Düştü Rahmime ve Bir Duygu Daha…

Güçlü olmak yakışır ya er kişiye, güçlü olmanın arz-ı endam ettiği o güzel halde, ben de umutlanmalardayım biraz biraz yeşillenmeye.

Nedenler bazen gereksiz, bazen de geç kalmış olduklarından, önemsiz bu sıra. Ama illa bi neden aranıyorsa toparlanma ve “eski” yeni halime, o halde uzanıverelim beni çok iyi tanıyan o insanların yakından bildikleri, beni anlatan şiire:

“bakakalırım giden geminin ardından
atamam kendimi denize
dünya güzel
serde erkeklik var
ağlayamam”

Ağlayamadığımdan çok, ağladığım zamanların acısına hürmeten, o anları en tatlı yerinde bırakıyorum, yeniden “eski” ve “yeni” olmak için bir nefes çekiyorum sigaradan. hayata bir kadeh kaldırıp, göz kırpıyorum kur yaparcasına. flört ediyorum artık çok uzağımda olan martılarla. yine de beni alıp sırtlarına, kanatlarından bir İstanbul sefası çektirmek istediklerini duyuyorum. susuyorum bu anlarda. susarak “susuyorum” aşka. ve aşksızlığı tercih ediyorum, aşktan kurtulmanın da aşık olmak kadar büyük coşkular verdiğini bilerek hayata…

Doğmama çok var daha, dokuz ay on günün, on günü geçmedi bile hala. ama hızlı gelişiyor rahmimdeki ben. hızla oluşuyor yaralarından kurtulmuş ve atmaya hevesli bir kalp orada. tekmelerim güçlü olacak seziyorum bunu. ve yine ben olan bebeğime masallar anlatarak karşılıyorum bu anaç "duygu"yu.


20.03.'09

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder