19 Ocak 2010 Salı

Bugün 19 Ocak!

Bugün 19 Ocak! Güneş doğsa da fiili olarak, Türkiye'nin en karanlık günlerinden biri bugün.
Bugün 19 Ocak ve adaletin ışığının aydınlatma üzerinde hiç bir etkisinin olmadığı gün!
Bugün tam 3 yıl oluyor Hrant karanlığa gömüleli, gömülen Hrant mıydı tartışılır ya, bugün 3 yıllık acı en üst noktasına tımanıyor yeniden.
Ağca da tek başına katil değildi ama kahraman(!) katil oluverdi; Hrant davasında aynı şey olmasın istiyoruz.

*** Onur Caymaz'ın yazısına yazdığım yorum***

3 yıl geçmiş aradan... Oysa haberi ilk duyduğum an daha dün gibi aklımda (abartmıyorum bu benzetmeyle, gerçekten daha dün).

Haberi duyduğum an kala kalmıştım Ankara'nın soğuğunda, Yüksel Caddesi'nin ortasında. İnsan Hakları Heykeli'nin tam çaprazında duruyordum. Arkadaşım telefonuma mesaj atmıştı "Hepimiz Hrant'ız, Hepimiz Ermeni'yiz" diye. Olaydan sonraki ilk yürek acısıydı haykırdığı ve ben artık biliyordum; eğer bir gün, birimiz 'hepimiz' olup da daha çok 'öteki' olduğumuzu haykırıyorsak, ortada çok ciddi bir acı vardı, 'ölüm' vardı. Mesajı bir daha okudum inanmadan. Hrant'ın yazısına tepki gelmiş olsun ve bu kez 'ölüm' olmadan birimiz 'hepimiz' olalım lütfen, dedim. Bir mesaj daha geldi "Hrant'ımızı vurdular!". Nefes alabilmek için kafamı gök yüzüne kaldırdım, karşıdaki İnsan Hakları Heykeli'ni daha çok fark ettim işte o an. Yanımdaki arkadaşıma döndüm - henüz her şeyden bihaber olan- heykeli işaret ederek; "Hrant'ın hakları elinden alınmışsa bu heykelin tuttuğu kitapta bir yanlışlık olmalı!" dedim. "Hrant'ı vurmuşlar ve biz artık Hrant'ız!" Şok oldu o da. Daha 2 dakika önce alıştığımız için farkında olmadan geçip gittiğimiz İnsan Hakları Heykeli'ne inat biz "insan" hakları heykeli olduk orada. Mesaj gelene kadar güldüğümüz bir şeyler vardı, unuttuk. Bir yere gidiyorduk, unuttuk. Kurmak üzere olduğumuz cümlelerimiz vardı, unuttuk. Biz heykel olduk, heykelin tuttuğu kitabı kendi vicdanlarımızla o an bir kez daha okuduk. Ve öldürmeyi kendilerine hak olarak görenlerin karşısında "insan" olduk!

3 yıl geçmiş şimdi... Acının hiç unutulmadığı ama günlük telaşlara karıştığı, 'vicdan' kelimesinin daha fazla anlam kazandığı koca 3 yıl. Hrant'ın özgürleştiği ve bizim bu topraklarda biraz daha 'tutsak' olduğumuzu hissettiğimiz, üç 19 Ocak!

3 kişinin katil olarak yutturulmaya çalışıldığı 3 yıl. Yok ama! Bu kez farklı olacak! 19 Ocak'ı 10 Kasımlara elbette dönüştürmeyeceğiz ama adalet denilen düzen bizleri tatmin edene kadar her 19 Ocak daha da farklı olacak! Ve daha dün kahraman yapılan katiller her 19 Ocak'ta utandırılacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder